Türk mutfağının zengin mozaiğinde Adiyaman'nin yeri tartışılmaz. Meze hakkında derlediğimiz bu yazı, hem nostaljik hem de güncel perspektifler sunuyor.

Meze (Yunanca μεζές; Bulgarca, Sırpça ve Makedonca мезе, Karadağ dilinde Meza) Doğu Akdeniz'de ve özellikle Türk mutfağında yer alan bir yiyecek grubudur. İspanyol tapası ve İtalyan antipastisine benzer. Ana yemek öncesi aperatif olarak yenildiği gibi, çilingir sofralarının da vazgeçilmez öğesidir.

Bilindiği üzere, mezeler çok değişik türlerde olabilir. Peynir, salam, yoğurt gibi çok basit olabileceği gibi, değişik sebzelerden (barbunya, semizotu, patlıcan, biber vb.) ya da deniz mahsullerinden (kalamar, karides vb.) hazırlanmış çeşitleri de mevcuttur. Mezeler karın doyurmaktan ziyade, hem rakının yanında bir lezzet hem de yemek masasındaki sohbette bir eğlencelik niteliğindedir. Bu nedenle yemek sofralarında genellikle küçük porsiyonlarda ama değişik 2-3 çeşit olarak bulunur.

Mazet in vineyards, Mèze cf02
Mazet in vineyards, Mèze cf02

Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un meze kültürü büyük ölçüde Rum, Ermeni ve Musevi toplulukların mutfak geleneklerinden beslenmiştir. Topik, pilaki, lakerda, midye dolma gibi klasik meze türleri bu çok kültürlü etkileşimin ürünleridir.

türk meyhane kültüründe meze servisi belirli bir düzene sahiptir. Geleneksel sıralama soğuk mezeler, ara sıcaklar ve ana yemek şeklindedir. Mezenin temel özelliği, doyma amacı taşımaması; sohbet ve rakı eşliğinde keyif amacıyla kararınca tüketilmesidir.

Bu gelenek, İstanbul'un tarihi meyhanelerinde, Agora Meyhanesi (1890), Koço Restaurant (1928), Kör Agop (1938) gibi mekânlarda günümüzde de sürdürülmektedir.

Mèze, Hérault 01
Mèze, Hérault 01

Pratik Öneriler ve Notlar

İçine konan biberin rengine bağlı olarak kırmızıdan turuncuya kadar değişen renklerde olabilir. Yine içine konan bibere bağlı olarak acı ya da tatlı olarak yapılan acuka, genelde soğuk olarak kahvaltıda ekmek ile tüketilir. Yemeklik acuka daha tuzlu daha acı ve cevizsiz iken, kahvaltıda tüketilecek ise, tuz miktarı az, acısız ve öğütülmüş ceviz ile yapılır. Taze toplanmış bahçe biberi en başlıca malzemesidir.

Genel içeriği; biber salçası, zeytinyağı, tuz, sarımsak, ekmek içi, kişniş tohumu, karabiber, reyhan ve öğütülmüş cevizdir.

Mèze harbour cf01
Mèze harbour cf01

doogh ya da Shomleh; yoğurda su katılarak yapılan, orijinali bir Türk lezzeti olan ayrana dayanan Afgan içeceğidir. Genelde taze nane veya salatalık parçaları eklenerek sunulan doogh, Afganistan'da özellikle yaz aylarında en çok tüketilen içecektir. Marketlerden restoranlara kadar birçok yerde bulunabilir.

Afgan mutfağı; büyük oranda Afganistan'da yetişen tarım ürünleriyle yapılan yemeklerden oluşur. Afganistan'ın üreticisi olduğu en popüler besinler; buğday, arpa, pirinç ve mısırdır. Ülke topraklarının geniş bir bölümü karasal iklim altında olduğu için, tahıl ürünlerinin tarımı ve kullanımı oldukça fazladır. Bunların yanı sıra yüksek kalitedeki narı, üzümü ve kavunuyla tanınan Afganistan'da süt ve süt ürünleri de yoğun olarak tüketilmektedir.

Türkler bayram sofrası geleneği kapsamında büyük aile üyelerini ve komşularını çağırır, beraber sohbet ve ziyafet dolu bir iftar (bazen sahur) açarlar.

yüzyılın ikinci çeyreğinde sıkça rastladığımız börek kelimesinin kökeni: "bürmek” sözcüğünden gelmektedir. Türkçe “büzmek, burmak, bükmek” anlamındaki “”bür-” sözcüğü ile, bıç-ak ve kür-ek gibi sözcüklerin türetilmesinde de bulunan -ak/-ek ekinin bir araya gelmesinden “bürek” sözcüğü olarak ortaya çıkmış, zamanda “ü” sesinin “ö” sesine dönmüştür. Çok sayıda yağlı ekmek, çörek ve simit çeşitlerinin farklı yöresel tariflerinden olan börekler Fırınlama veya kızartma yöntemleriyle hazırlanabilirler. Gene börek konusunda ihtisaslaşmış börek salonları 18.yy ikinci çeyreğinden sonra istanbul ve Anadolu illerinde mevcuttur. Kıyma, peynir, patates ve ıspanak en yaygın börek içleri arasındadır. Kayıtlara bakıldığında, evlerde hazırlanan börek hazır yufka veya undan açılan yufka kullanılarak hazırlanır.

Meze · Arka Plan

Adiyaman özelinde gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili yeni haberler ve güncellemeler, önümüzdeki günlerde haberimiz bölümünde yer alacak. Okuyucularımıza kapsamlı bir perspektif sunmak en önemli önceliğimiz.

Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Adiyaman'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.

Meze (Yunanca μεζές; Bulgarca, Sırpça ve Makedonca мезе, Karadağ dilinde Meza) Doğu Akdeniz'de ve özellikle Türk mutfağında yer alan bir yiyecek grubudur. İspanyol tapası ve İtalyan antipastisine benzer. Ana yemek öncesi aperatif olarak yenildiği gibi, çilingir sofralarının da vazgeçilmez öğesidir.

Bilindiği üzere, mezeler çok değişik türlerde olabilir. Peynir, salam, yoğurt gibi çok basit olabileceği gibi, değişik sebzelerden (barbunya, semizotu, patlıcan, biber vb.) ya da deniz mahsullerinden (kalamar, karides vb.) hazırlanmış çeşitleri de mevcuttur. Mezeler karın doyurmaktan ziyade, hem rakının yanında bir lezzet hem de yemek masasındaki sohbette bir eğlencelik niteliğindedir. Bu nedenle yemek sofralarında genellikle küçük porsiyonlarda ama değişik 2-3 çeşit olarak bulunur.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'un meze kültürü büyük ölçüde Rum, Ermeni ve Musevi toplulukların mutfak geleneklerinden beslenmiştir. Topik, pilaki, lakerda, midye dolma gibi klasik meze türleri bu çok kültürlü etkileşimin ürünleridir.

Türk meyhane kültüründe meze servisi belirli bir düzene sahiptir. Geleneksel sıralama soğuk mezeler, ara sıcaklar ve ana yemek şeklindedir. Mezenin temel özelliği, doyma amacı taşımaması; sohbet ve rakı eşliğinde keyif amacıyla kararınca tüketilmesidir.

Bu gelenek, İstanbul'un tarihi meyhanelerinde, Agora Meyhanesi (1890), Koço Restaurant (1928), Kör Agop (1938) gibi mekânlarda günümüzde de sürdürülmektedir.

Acuka (Abhazca: аџьыка, аџьыкаҟaҧшь veya aџьыкаҵәаҵәа, Gürcüce: აჯიკა, Rusça: аджика), Kafkas halklarına özgü, kahvaltılık ve yemeklik olarak iki çeşidi olan, biber, ceviz ve çeşitli baharatların karışımından yapılan tuzlu meze. Acuka(аџьыка) Abhazcada "tuz" kelimesinden gelmektedir.

İçine konan biberin rengine bağlı olarak kırmızıdan turuncuya kadar değişen renklerde olabilir. Yine içine konan bibere bağlı olarak acı ya da tatlı olarak yapılan acuka, genelde soğuk olarak kahvaltıda ekmek ile tüketilir. Yemeklik acuka daha tuzlu daha acı ve cevizsiz iken, kahvaltıda tüketilecek ise, tuz miktarı az, acısız ve öğütülmüş ceviz ile yapılır. Taze toplanmış bahçe biberi en başlıca malzemesidir.

Yapılışı emek ve zaman isteyen acuka, bu nedenle kırsal kesimde kadınlar tarafından bir seferde çok miktarda yapılır. Tuzlu yapısı sayesinde raf ömrü uzun olduğundan, kışları çetin geçen bölgelerdeki (Kafkasya, Doğu Anadolu vb.) halklar tarafından daha çok tercih edilmiştir. İçine katılan baharatların çeşidi ve miktarına bağlı olarak lezzeti değişiklik gösterdiğinden, yapan kişiye göre kişisellik kazanır. Günümüzde ticari olarak bazı marketlerdede satılmaktadır.

Kaynaklara göre, afgan mutfağı; büyük oranda Afganistan'da yetişen tarım ürünleriyle yapılan yemeklerden oluşur. Afganistan'ın üreticisi olduğu en popüler besinler; buğday, arpa, pirinç ve mısırdır. Ülke topraklarının geniş bir bölümü karasal iklim altında olduğu için, tahıl ürünlerinin tarımı ve kullanımı oldukça fazladır. Bunların yanı sıra yüksek kalitedeki narı, üzümü ve kavunuyla tanınan Afganistan'da süt ve süt ürünleri de yoğun olarak tüketilmektedir.

doogh ya da Shomleh; yoğurda su katılarak yapılan, orijinali bir Türk lezzeti olan ayrana dayanan Afgan içeceğidir. Genelde taze nane veya salatalık parçaları eklenerek sunulan doogh, Afganistan'da özellikle yaz aylarında en çok tüketilen içecektir. Marketlerden restoranlara kadar birçok yerde bulunabilir.

Türk mutfağı, Türkiye'nin ulusal mutfağıdır. Orta Asya, Selçuklu ve Beylikler ile Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Cumhuriyet Dönemi Türk Mutfağı hem Balkan ve Orta Doğu mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir. Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir. Karadeniz mutfağı, Güneydoğu mutfağı, Orta Anadolu mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek haznesine sahiptirler.

Yöreden yöreye farklılaşan lezzetleri barındıran yeme-içme biçimleri, özel gün, kutlama ve törenlerde ayrı bir anlam hatta kutsallık taşır. Türk Mutfağı, çeşit zenginliği ve damak tadına uygunluk yönünden olduğu kadar birçok yemek ve yiyecek türü ile sağlıklı ve dengeli beslenmeye ve vejetaryen mutfağına kaynaklık edebilecek örnekleri barındırmaktadır.

Çorba özellikle kış aylarında Türk mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Mercimek çorbası, ezogelin çorbası, yoğurt çorbası ve tarhana çorbası en çok tercih edilen çorbalardır. Ancak Türk mutfağı bunların yanı sıra sayısız miktarda çorbalar içerir. Etler, sebzeler ve baklagiller genellikle çorbaların ana malzemeleridir. Et suyu, un, yoğurt ve şehriye bu malzemeleri çorba haline getirmek için kullanılır.